Uğur Mumcu'nun kelimeleri ve düşünceleri hepimizin nefesinde... Katliyle, büyük ailemizi, en çok yetim hissettiren bireyi… Kendinden önce katledilenlerin can hakkını en çok sorgulayan, araştıran kişi. Tetikçilerin arkasındaki gerçek failleri ve bu işten kazanç sağlayanları tüm bağlantıları ile ortaya çıkarmıştı. Koskoca devletin, kurumları ile yapamadığı ya da yapmadığı işi tek başına başarıyordu.
Daha 1981 yılında, kamuoyunun sonradan hayretle karşıladığı ilişkiler yumağını büyük ölçüde çözmüştü. O dönemde, resmi sıfatları taşıyanların, en yetkili görevlerde bulunanların Uğur Mumcu'nun sunduğu bilgilerden yoksun kaldıklarını, ya da o bilgileri görmezden geldiklerini defalarca gördük.
Onun katledilişi ise saptamalarında ve düşüncelerinde, gerçeğe ne kadar yaklaştığının en açık kanıtıydı.
Uğur Mumcu 8 Aralık 1976 yılında, "Kadro" başlıklı yazısında şöyle diyordu:
"Devleti ele geçirmek her zaman tankla tüfekle olmaz. Devlet bürokrasisi içinde, önemli köprü başlarının tutulması, karar organlarında egemenlik kurulması da bir bakıma devletin ele geçirilmesidir."
Biz, Uğur Mumcu'nun geniş ve derin ailesi olarak devlet kavramının nasıl altüst edildiğini yakından gören kişileriz. Aslında bizim her tür kavramımız alt üst edildi. Ele geçirilmiş bir devletten taleplerde bulunmanın saflık olacağını biliyoruz. Ama devlet denen örgütlenmenin içindeki, hangi siyasal parti ve görüşten olursa olsun vicdan sahibi, sorumluluk sahibi bütün görevlilere seslenmek zorundayız. Milletin devlete sorması gereken bu soruları şu anda biz sormak durumundayız.
Suç duyurularımızın ve dava dosyalarımızın, hukukçuların arasına karışmış olan cellatlarımızdan kurtarılarak yeniden ele alınmasının, tüm sorumluların görevi olduğunu düşünüyoruz. Aydınlarımızın ve gençlerimizin kanından beslenenleri gün ışığına çıkarma görevi tarihin değil demokratik hukuk devletinindir. Eğer varsa…
Ağlama duvarı oluşturma hevesinde değiliz. Devlet yönetiminde görevli olanların önlerinde yükselen utanç duvarlarını aşabilmeleri için onlara destek vereceğimizi bildirmek niyetindeyiz. Siz görevinizin gereğini yerine getirin! Korkmayın! Ardınızda bu toprakların neredeyse her karışında çeşit çeşit yalanla örtülmüş cinayet kurbanlarının yakınları, biz binlerce aile varız. Üstelik bizim babalarımız sizlerin çocukları için yaşamını feda etmişken, onurlu insanlar olarak sizlerin de en azından bu şekilde bizlere borcunuz var.
Tüm bu davaların, hep birlikte takipçisi olacağız. Suç duyurularında bulunmaya devam edeceğiz. Yarın bu utancı yaşamak istemeyenler, çağrımıza destek olsun. Herkesi, adaletin takipçisi ve üreticisi olmaya davet ediyoruz.
Platform adına açıklamayı Dicle Anter yapmıştır.
