Bizler, Toplumsal Bellek Platformu üyeleri, bu ülkede payımıza düşen acıları ta can evimizde yaşamak zorunda kaldık. Bizi acılarda akraba ettiler. Düşüncelerimiz, yaşama bakışımız farklı olsa da, ortak paydamız olan acımız ve adalet arayışımızla birleştik. Geniş bir aile olduk. Büyümesini hiç istemediğimiz bir aile.
Yitirdiğimiz canların isimlerini, yetkililere sorduğumuzda, kendi dönemlerinde bu tür cinayetlerin azlığıyla övünmelerini dinlemek zorunda kaldık. Sanki, cinayet saatinde, nerede oldukları sorulmuş gibi. Oysa şu anda, bütün birimlerdeki yetkililerin, çabalarının, hangi aşamasında olduklarını görebilmeliyiz. Biz hepimiz buradayız. Siz neredesiniz?
Dünü aydınlatmayanlar, yarınları karartanlar arasında olmayı ilelebet sürdürecekler.
Bizim acımızın zamanaşımı yok. Adaletin de olmamalı. Çünkü artık bu tür cinayetlerin her birinin, insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamına girmesi gerektiğini biliyoruz. Uygulamaya geçilmesi için, gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılmasını bekliyoruz. Konumuz: uyum ve birlik içinde işlenip, yine uyum ve birlik içinde örtbas edilen cinayetler. Onların aydınlatılması da yine büyük bir birlik ve uyum içinde ve bütün siyasi çekişmelerin ötesinde gerçekleşmeli. Böylece bu büyük utancı, ilerideki kuşaklara miras bırakmak zorunda kalmayız.
Bugün, bundan tam 32 yıl önce öldürülen Abdi İpekçi için buradayız. Karşıtının özgürlüğünü de savunmayı görev bilen Abdi İpekçi için… Sözünü yazıya ve eyleme dönüştüren Abdi İpekçi için…
Ama O'nun yasını tutmak değil bir araya geliş amacımız. O'nun yüreğimizde ve ülkemizde bıraktığı boşluğun kederini elbette daima hissedeceğiz. Gülüşümüzde dahi asılı olacak, yitirdiklerimize borcumuz.
Ama o meşhur failin, artık bir damla kan daha akıtmasını istemiyoruz. O yüzden bir damla gözyaşının daha boşa akmasına izin vermeyeceğiz. İntikam almak istemiyoruz, adaletin sağlanmasını, açıklamaların yapılmasını bekliyoruz. Bu ülkede yaşayan her bireyin, kendi kendini tüketen gözyaşlarının, artık birleşip üretken bir nehre dönüşmesini istiyoruz. Umudu besleyen bir nehre… Bu topraklarda adaleti üretecek bir nehre…
Herkesi, bu adalet üretimine ortak olmaya çağırıyoruz. Sesimizin sesinizle büyümesini bekliyoruz. Bir yakınınızı kaybetmeden, adalet adına yükselteceğiniz ses, bizimkinden çok daha kıymetli olacak. Taşınacak yeterince tabutumuz var, bir tane daha istemiyoruz. Herkesi adaletin takipçisi ve üreticisi olmaya davet ediyoruz.
