Toplumsal Bellek Platformu ailemizden olan Av. Yusuf Ekinci sadece Emniyet Teşkilatı, Özel Harekat birimlerinde bulunan Uzi marka silahla öldürülmüş ve bedeni 25.02.1994 tarihinde Gölbaşı İlçesinde bulunmuştur. Gölbaşı Cumhuriyet Savcılığı tarafından 1994/171 Hz. Numaralı dosya kapsamında yapılan soruşturmada bu güne kadar geçen 17 yıl süre içerisinde herhangi bir sonuca ulaşılamamış ve cinayet fail-i meçhul olarak işlem görmüştür.
Yusuf Ekinci cinayeti de yine o çok bildiğimiz sistematik olarak işlenen, faillerine ulaşılamayan bir konuma getirilmiştir. Bu ve benzeri cinayetler, her ne kadar faili meçhul duruma getirilmiş ise de bizler artık adımızı biliyor ve bu cinayetlerin insanlığa karşı işlenmiş suçlar olduğunu söylüyoruz.
Aradan 17 yıl geçmiş olmasına rağmen ataletten kurtulamayan adli görevlilerin artık görev yapma zamanı gelmemiş midir? Eğer amaç davayı zamanaşımına uğratmak ise bu mümkün değildir!
Temel bir iç hukukumuz olan Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 2. maddesi; kabul edilen 13. protokol ile yaşama hakkını mutlak ve istisna kabul görmeyen bir hak olarak yer vermiş ve devletin geniş kapsayıcı yükümlülüğünün çerçevesini çizmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 77. maddesi işkence ve kasten öldürme eylemlerini siyasal, felsefi ve ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak gerçekleştirenlerin insanlığa karşı suç işlediklerini tanımlar. Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Toplumsal Bellek platformu olarak koşulsuz yaşama ve düşünce özgürlüğü hakkı peşindeki çabamızı her bir üyemiz için olduğu gibi Yusuf Ekinci için de amansızca sürdüreceğimiz bilinmelidir. Onların yaşama hakkı ellerinden alınırken görevini yapmayan devleti hiç değilse yakınlarımız öldükten sonra görevini yapmaya çağırıyoruz. Onurlu devlet adamları, her nerede iseniz sizlere sesleniyoruz. Devlet ve kurumları ağlama değil iş yapma mercileridir.
Bugün yapmış olduğumuz basın açıklamasıyla yargı mekanizması organlarını artık ataletten vazgeçmeye çağırıyor ve Yusuf Ekinci'nin katlini TCK'nın 77. maddesi doğrultusunda kapsamlı, etkin ve sonuç alıcı şekilde acilen ele almaları konusundaki sorumluluklarını bir kez daha hatırlatıyoruz.
Ayrıca hükümet ve TBMM'den Birleşmiş Milletler Roma Statüsü ile kişilerin gözaltında kayıptan korunmaları ile ilgili uluslararası sözleşmeleri hiçbir çekince koymadan acilen imzalamalarını istiyoruz.
