Ülkemizde 58
cezaevinde aralarında seçilmiş belediye başkanları ve milletvekillerinin de
bulunduğu 680 tutuklu ve hükümlü, 12 Eylül 2012’den bu yana süresiz- dönüşümsüz
açlık grevinde. 43 gündür devam eden açlık grevlerinde tutuklulara kimi
cezaevlerinde tecrit uygulanmaya ve tutuklulara almaları gereken şekerli su, B1
vitamini gibi ihtiyaçları sağlanmadığına ilişkin bilgiler yazılı basına
yansımaktadır. Dünya Tabipler Birliği tarafından 1992 yılında yayınlanan Açlık
Grevleri Konusunda Malta Bildirgesi açlık grevi iradesini koymuş tutukluların bu
şekilde baskı altında tutulmamasını öngörmektedir. Daha önce yine cezaevlerinde
yaşanan açlık grevleri neticesinde yaşanan insanlık dramının tekrar etmemesi ve
bunun için gerekli önlemlerin alınması zaruridir.
Sayilari 680′i asan genç insan adım adım ölüme yaklaşmakta. Bu insanların siyasi
menşe ve talepleri ne olursa olsun bir an önce açlık grevlerinin durdurulması ve
gerekli somut adımların atılması için hükümete ve siyasi partilere çağrıda
bulunuyoruz. Ülkemizde daha önce yaşanan ve vicdanen asla kabul edilemeyecek
korkunç sonuçları olan olayların tekrar yaşanmaması için ses çıkartmak her
şeyden önce bir insanlık görevidir. Bizler ülkemizin böylesi bir utanç lekesini
taşımasını istemiyoruz.
Toplumsal Bellek Platformu aileleri olarak bizler açlık grevlerinin evrensel
kriterler gözetilerek değerlendirilmesini, süreçlerin hukuk ve evrensel vicdani
değereler çerçevesinde suçu ne olursa olsun tüm insanlar için eşit
yürütülmesinin bir zorunluluk olduğunu hatırlatmak isteriz. Açlık grevleri geri
dönülmez noktaya ulaşmadan toplumsal vicdanının bu insanlık dramına seyirci
kalmaması adına medyanın ve kamuoyunu açlık grevlerine karşı duyarlı olmaya
davet ediyoruz.
Toplumsal Bellek Platformunun bir parçası olan Musa Anter ailesinden Dicle Anter
ve Rahşan Anter yavaş yavaş yaklaşan bu ölümlere duyarsız kalınmaması için 23
Ekim günü 1 günlük açlık grevi gerçekleştirmişlerdir. Açlık grevlerinin
sonlanması için gerekli adımı atmayanları ölümlerden sorumlu tutacağımızı
belirterek Musa Anter ailesinin bu vicdan çağrısını destekliyor, gerekli somut
adımların atılması için kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Basın ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
