11 Mayıs 2013 Cumartesi günü, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinin
orta yerinde iki bomba yüklü araç patladı ya da patlatıldı. İlk başta 4 olarak
belirtilen ölü sayısı bugün 51 olarak açıklanmış durumda. 100'ü aşkın yaralı
olduğu belirtiliyor. Kimlikleri patlamada bulunan ama kendileri bulunmayan
kayıpların da olduğu belirtiliyor.
Patlamanın ardından iki saat geçmiş olmasına rağmen patlamaların faillerin
belirlenmesi kamuoyunda kuşku uyandırmaktadır. İstihbarat teşkilatının bu konuda
bilgi verdiği haberlerine rağmen olayların önlenmemiş olması ve saldırının en
çok can kaybedilecek saatlerde gerçeklemiş olması, bu olayın planlı olduğu
izlenimini yaratmaktadır. PKK ile barış sürecinin gündemde olduğu bugünlerde,
kan durdu denirken, kan başka aktörlerle yeniden siyasetin gündemine girmiştir.
Türkiye bugün Suriye'deki iç savaşta aktif bir taraf konumundadır. Reyhanlı'daki
patlama bu aktif politikadan bağımsız bir biçimde değerlendirilemez. İlk başta
sorgulanması gereken Türkiye'nin Suriye'deki rejimi yıkmaya yönelik bu
politikalarıdır.
Türkiye'de siyasi cinayetler "faili meçhul" olarak kalmaya ve davalar zaman
aşımından birer birer cezasızlık zırhına büründürüldüğüne tanık olarak bizler,
hiç bir siyasetin insan kanından daha önemli olmadığının altını çiziyoruz.
Türkiye, kendi ülkesinde yaşanan adaletsizlikleri çözmeden bir başka ülkenin
adaletsizliklerini yaratmamalıdır.
Ne Türkiyelilerin ne de Suriyelilerin kanının daha fazla akmaması için, hükümeti
barıştan yana politikalar izlemeye davet ediyoruz. Reyhanlı'daki patlamada
yaralanan ve ölenlerin yakınlarının hak arayışlarında daima yanlarında olacağız.
