Bedrettin Cömert

Cumhuriyet dönemi şair, akademisyen, eleştirmen ve sanat tarihçisi.


27 Eylül 1940’ta Samsun, Vezirköprü’de doğdu. İlkokul sonrası altıncı ve yedinci sınıf öğrenimini Sivas’ın Kangal ve Gürün ilçelerinde tamamladı. Ortaokul üçüncü sınıftan itibaren Sivas Lisesi’nde eğitimine devam etti. Lise yıllarında düz yazı ve şiir olarak edebiyatla uğraşmaya başladı. Şiirleri Varlık Dergisi’nde yayınlandı.


Lise’yi bitirdikten sonra İtalyan hükümetinin bursunu kazanarak İtalya’da iki yıl Perugia’da İtalyanca ve Latince okudu. Daha sonra Roma Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi ve 1967 yılında mezun oldu.


1970’te Ülkesine dönerek Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’ne asistan olarak katıldı. 1971 yılında Roma Üniversitesi Felsefe Enstitüsü’nde estetik doktorasını verdi. 1972 yılında Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde Öğretim Görevlisi oldu.


Sanat Tarihi, edebiyat ve eleştiri çalışmalarını sürdürürken Hacettepe Üniversitesi’nde ikinci doktorasını vererek Sanat Tarihi doktoru oldu. Bilim alanındaki önemli yapıtları Türkçe’ye kazandırılması için çalışan Cömert, 1977 yılında Gombrich’in ünlü “Sanatın Öyküsü” kitabını çevirerek Türk Dil Kurumu’nun ödülünü kazandı. Aynı yıl Türk Dil Kurumu’na üye oldu ve Hacettepe Üniversitesi’nde Doçent oldu.


1965 yılında Maria Agostina ile evlendi. 1967 yılında Ergun Cömert ve 1973 yılında Kemal Cömert dünyaya geldiler.


11 Temmuz 1978 Salı günü, sabah 8:45’te, eşi ile Türk Dil Kurumu Kurultayı’na gitmek üzere Çankaya’daki evlerinden yola çıktılar. Köroğlu Caddesi’nde yolları kesilerek silahlı saldırıya uğradılar. Bedrettin Cömert olay yerinde hayatını kaybetti. Maria Agostina Cömert ağır yaralı olarak kurtuldu.


Kitapları:

Deneme-İnceleme

Giotto’nun Sanatı (1977)

Croce’nin Estetiği (1979)

Mitoloji ve İkonografi (1980)

Eleştiriye Beş Kala (1981)

Sanat Üzerine (yay. haz. Özgen Seçkin, 1991)


Şiir

Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak (1979)

Suikast Anı

11 Temmuz 1978 Salı günü, sabah saat 08:45'te Ankara Gaziosmanpaşa, Karagöz Sokak’daki evinden çıkan Cömert mavi renkli Volkswagen arabasına doğru yürüdü. İki adım arkasından İtalyan asıllı karısı Maria onu takip ediyordu. Arabalarına binip motoru çalıştırdılar.


Yolun ilerisinde kırmızı renkli bir Simca'da 3 kişi bekliyordu. Cömert çiftinin arabası hareket edince kırmızı Simca da hareket etti. Volkswagen'in yolunu kesen Simca’dan iki kişi dışarı çıkıp araca ateş açtılar. Çapraz ateş sonucu Cömert olay yerinde öldü. Karısı Maria ağır yaralandı.


"Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanlığını" üstlenmiş olan Cömert, kısa bir süre önce Hacettepe Üniversitesi’nde çıkan olayları araştıran komisyonun başkanlığı üstlenmişti. Bu nedenle de ölüm tehditleri alıyordu.


30 Mart 1979'da Avrupa Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu'nun eski başkanı Lokman Kondakçı, İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş'e "Bedrettin Cömert olayında emri, dönemin ÜGD Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun verdiğini, onun üzerinde de Ramiz Ongun'un yer aldığını" söyledi. Kondakçı daha sonra M.Yazıcıoğlu'nun mahkemeden Lokman Kondakçı'ya İddialarının neye dayandığının sorulması isteği üzerine o dönemde Ülkücü Hiyerarşiyi Tahmin ederek Böyle bir açıklama yaptığını ifade etmiş ve İddiasının Vehim Üzre olduğu Sabit Görülmüştür.


Yaklaşık aynı tarihlerde Cömert cinayeti'ni araştıran Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, cinayetin azmettiricisi sıfatıyla Abdullah Çatlı hakkında tutuklama kararı çıkardı.


Cömert'e ateş eden silahların Ankara'da pek çok cinayette kullanıldığı anlaşıldı. Polis, 3 saldırganı belirledi: Rıfat Yıldırım, Üzeyir Bayraklı ve "Ahmet" kod adlı bir sağ görüşlü kişi.


İlk ikisi, başka bir cinayetten aranmaktaydılar ve Almanya'ya kaçmışlardı. Artık bulunamazlar sanılırken 1985'te Almanya'da 1,5 kilo eroinle yakalanıp uyuşturucu kaçakçılığından tutuklandılar. Ama idamla yargılanacakları için Türkiye'ye iade edilmeyip serbest bırakıldılar.


Rıfat Yıldırım'ın Frankfurt'ta açtığı gece kulübü Skala, Alaaddin Çakıcı dahil Türk mafyasının buluşma yeri haline geldi. 2002'de Türkiye'ye iade edildi. Cömert davasında "delil yetersizliği"nden beraat etti. Üzeyir Bayraklı 1992'de öldürüldü. Cenazesine katılanlar arasında Abdullah Çatlı da bulunuyordu.

Bizimle İletişime Geçin